Günümüzde şirketlerin gayrimenkul ve menkul edinebilmesi durumları ile sıklıkla karşılaşılmaktadır. Türkiye’de kurulmuş şirketlerin yanı sıra yabancı şirketlerinde kanunda öngörülen hallerin varlığı halinde gayrimenkul ve menkul alabilmektedir.
Yabancı Şirket ve Yabancı Sermayeli Şirket
Yabancı şirket kavram olarak yabancı sermayeli şirket kavramı ile sıklıkla karıştırılabilinmektedir. Yabancı sermayeli şirket, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre Türkiye’de kurulan ve Türk Ticaret Siciline kaydedilen şirketlerdir. Yabancı sermayeli şirketler, Türkiye Cumhuriyeti hukuk kurallarına tabi şirketlerden olup sadece sermayelerinin tamamı veya bir kısmı yabancı gerçek veya tüzel kişilere ait olmaktadır. Bu nedenle de yabancı sermayeli şirketlerin hissedarlarının yabancı kişiler olması söz konusu şirketi yabancı tüzel kişi statüsüne sokmamaktadır. Böylelikle yabancı sermayeli şirketlerin gayrimenkul alması da yabancı şirketlerden farklı şartlara tabidir.
Yeniçağa ayak uyduran kişilerin yanında şirketlerde teknoloji çağına ayak uydurmaya başladılar. Bunun içinde yeni fikirlere yatırım yapmak adına girişim ve startuplarla yöneldiler. Bu durumda kimi zaman farklı uyuşmazlıkların oluşmasına ve çözülmesi gereken yeni hukuki sorunların var olmasına neden oldu. Bunun hukuk dünyası açısından da getirisi girişim ve startup hukuku olarak yeni bir alanın doğmasıdır.
ÖZET:
Somut olayda, dava Hazine'ye yöneltildiği halde Mahkemece Tapu Sicil
Müdürlüğü'ne dava dilekçesi tebliğ edilmemiştir. Bu yön doğru görülmediğinden
yukarıda değinildiği şekilde dava dilekçesinin yönetime tebliği sağlandıktan
sonra yargılamaya devamla bir karar verilmek üzere hükmün bozulması
gerekmiştir.
Halk arasında doktor hatası olarak tanımlanan Malpraktis yani yanlış tedavi kavramı, belirli tıbbi hatalarda mağdurlara dava açma hakkı tanıyan sağlık hukukuna ait önemli bir kavramdır. Malpraktis, ilaç kullanımından hastane enfeksiyonlarına kadar tıbbi bakımın her aşamasında ortaya çıkabilecek bir süreci kapsamaktadır.
Nüfus kayıtları, kamu düzenine ilişkin olduğundan nüfus kaydına esas teşkil eden diğer belgelerdeki maddi hataların haricindeki tüm düzenlemeler mahkeme kararıyla düzeltilmektedir. Ana baba adının düzeltilmesine ilişkin işlemlerde mahkeme kararı ile düzeltilmesi gereken işlemlerdendir.